Güzel Olmayan Şey Sanat Olabilir mi? Neden 'Güzel Sanatlar' Fakültesi?



Ülkemiz adım adım ilerliyor, gelişiyor, her geçen gün biraz daha üzerimizdeki pası silerek bir çok alanda dünyayla yarışmaya çalışıyoruz.

Basit bir kaç örnek vermek gerekirse son on yılda bir çok devlet kurumu logosunu değiştirdi. Kurumsal kimlik çalışması yaparak bir kurumsal kimlik kılavuzuna sahip oldu, hantal, işlevsellikten uzak, çağdışı web sayfalarından kurtuldu. Türk Telekom'un özelleştirildikten sonra kurumsallaşması, reklam ve pr faaliyetlerini çok üst seviyelere taşıması, PTT'nin tekrar kullanılabilir, sektöründe akla gelir hale getirilmesi, Ziraat Bankası'nın tüm dünyada aynı kurumsal kimliği sorunsuz kullanabilmek adına çalışmalar yürütmesi en göze çarpan örneklerdir.

Buradan çıkan sonuç yıllardır köhne bir halde olan devlet kurumları bile (özel sektör zaten her zaman farkındaydı) sektöre olan muhtacıyetinin farkında artık. Tasarıma, sosyal medyaya, pr çalışmalarına, özgünlüğe sırtını dönemeyeceğinin bilincinde herkes artık...

Durum şuan için gelişmeye, düzelmeye, iyileşmeye gidiyor diyebiliriz ama hala tasarım olarak oturmuş bir kültürümüzün olmayışı bizi zora sokan bir gerçek. Örnek olarak Alman tasarım ekolü dediğimizde simetri ve hizalama üzerine kurulu tertipli, düzenli, abartıdan uzak, sade ama taşı gediğine koyan tasarımlar çağrışıyor zihinlerde. Hala bir Türk tasarım ekolünden bahsetmek, bunun tartışmasını yapmak pek mümkün değil ne yazık ki...

EĞİTİM ŞART! "EĞİTİM ŞART" ne kadar klişe değil mi? Gerçekten de öyle fakat bu klişe gözardı edilmeyecek kadar gerçek! Eğitim şart ancak eğitenlerinde en az eğitmeye çalıştıkları kadar eğitime ihtiyacı yok mu sizce de?

Ülkemiz genelinde güzel sanatlar fakültelerinde verilen eğitimin temelini koşulsuz şartsız 'sanat' oluşturmaktadır. Aslında bu cümleden iyi birşeymiş gibi bir durum çıksada durum pek de öyle değil...

Tam dört yıl boyunca empoze edilen ana fikir "sanat herşeyin üstündedir." Bu durum güzel sanatlar fakültelerine has bir durum, mesleki eğitim veren liselerde bu ana fikir biraz daha nadir görülen bir durum...

"Sanat herşeyin üstündedir." ne demek? "Sanat herşeyin üstündedir." cümlesini açalım. Siz at gözlüklerinizi sımsıkı takın ve sadece sanatınızı yapın, pardon 'güzel sanat'ınızı yapın. Onun dışında hiçbir şeyi görmeyin duymayın. Toplumun taleplerini beklentilerini önemsemeyin, din, dil, ırk falan bunlar basit şeyler sanat için hepsini harcayabilirsiniz. İnsanların saygı duyduğu değerler konu sanat olunca sizin için en fazla argüman olabilir onun ötesinde birşey ifade edemez.

Konuyla ilgili aklıma daha birkaç gün önce EnSonHaber.com'da karşılaştığım "Hacettepe'de Kur'an sayfalarıyla füze tasarımı" başlıklı haber geliverdi bir anda, sanki bu yazımı örneklemek için yaşanmış bir olay gibi...

İşte ilgili haber; "Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi önünde Kur'an-ı Kerim sayfaları kullanılarak yapılan kağıttan füzelerin sergilendiği iddia edildi.

Güzel Sanatlar Fakültesi'nin bahçesinde tasarlanan eseri gören öğrenciler üniversite yönetimine tepki gösterdi."
İlgili haberin tamamını ve fotoğraflarını görüntülemek isteyenler tıklayabilir.

Burada değinmek istediğim konu sadece İslam'a ya da Kur'an-ı Kerim'e yapılmış saygısızlık değil, insanların saygı duyduğu değerleri rencide edebilecek konular bir sanat dalına malzeme edilmemeli. Örnek olarak, din (sadece İslam değil), dil (sadece Türkçe değil), ırk (sadece Türk değil), tarihi ve kültürel değerler (sadece Osmanlı Padişahları, Atatürk, Mevlana gibi büyük şahsiyetler değil) vb. şekilde çoğaltılabilir.

Gelelim tasarım konusunda aşılanan "Sanat herşeyin üstündedir." cümlesinin açılımına... Siz sadece sanatınızı yapın, at gözlüklerinizi sakın ama sakın çıkartmayın. Oluşturduğunuz sanat eserinin uygulanabilir olmasına, tasarımın bir işe yaramasına falan hiç gerek yoktur. Siz üstün insanlarsınız sadece sanatınızı yapın uygulanabilirlik, hayata geçirilebilirlik gibi konuları köleler düşünsün. Siz sadece 'güzel sanat'ınızı ortaya koyun ve daha sonra zafer kazanmış komutan edasıyla gezinin, en ufak eleştiriyi kabul etmeyin, en ufak bir durumda sen ne anlarsın ben sanatçıyım tavrınızı karşınızdakinin iliklerine kadar hissettirin.

'Güzel Sanatlar Fakültesi' adında bile bir gariplik yok mu sizce de? Güzel sanatlar fakültesi adından yola çıkarak iki soru beliriyor benim zihnimde.

1- Güzel Sanatlar diye bir tanımlama varsa 'Güzel Olmayan Sanatlar' ya da sanat dalları da olması gerekmiyor mu, sanatın güzel olmayanı olur mu?

2- Birşeyin sanat eseri niteliği taşıması için zaten 'güzel' olması gerekmiyor mu?

Açalım biraz daha... Sanat dediğimiz şey zaten güzel olduğu için sanat tanımının içinde yer almıyor mu? Güzel olmayan birşey için zaten sanat tanımlaması yapılabilir mi?

'Güzel Sanatlar' kavramı gerekli ağırlığı taşımıyor kesinlikle! Biraz daha ayağa düşmüş, bayağı bir çağrışım canlandırıyor daha ilk anda zihinlerde...

Oysaki grafikten, resime, heykele kadar içinde barındırdığı sanat dallarını düşünün, bu kadar geniş bir yelpazeyi yansıtan isim 'GÜZEL SANATLAR' mı olmalı?

Tabi güzellik yani görsellik göreceli bir kavram fakat 'Güzel Sanatlar' demekle 'tatlı şekerler' demek arasında pek de bir fark yok aslında.

Şeker dediğimizde aklımıza gelen ilk şey tatlı güzel bir his, tıpkı sanat dediğimizde akla gelen gibi, yani başına 'güzel' koymanıza gerek yok üstadım biz şekerin tatlı, sanatın da güzellikten ibaret olduğunu çok iyi biliyoruz zaten...

Yeni Yorum Gönder

sanane
sen yazı yazma, git programlarınla oyna
selen ciler
sen olayi hiç anlamassin ki.
sanat
Sanat dediğimiz şey zaten güzel olduğu için sanat tanımının içinde yer almıyor mu? Güzel olmayan birşey için zaten sanat tanımlaması yapılabilir mi?.. Güzel bir yorum... fakat mühim olan sanatta çirkin olanı güzelleştirmektir. Örneğin bir hayvan ölüsü düşünün göze pek hoş görünmez dimi ama bunu bir tasarımla yada bir tuale döktüğümüzde göze gerçeğinden çok daha güzel gelecektir. Dediğim gibi çirkin olan bir şeyi güzele dönüştürmek bir sanattır ve bence de ''GÜZEL SANATLAR'' ismini bundan almıştır.
Gokhan
"Güzel sanatlar" ifadesi ingilizce "Fine Arts" dan gelmiştir. Tanımlanan kavram ise edebiyat gibi disiplinleri dışarıda bırakarak görsel ve performans sanatlarını içerir. Ve özellikle yüksek kalitede ve zor ulaşılabilen bir sanat düzeyine işaret eder. Mesela el sanatları ve endüstriyel olarak üretilmiş kopyaları kapsamaz. Bunu da sanat ile uğraşanlar bilir. Buna bu kadar takılmış olmanızı okumadan yazıyor olmanıza mı yoksa akademisyenlere karşı beslediğiniz bir tür çekememezliğe mi bağlasam bilemedim.
Yusuf Tercan
Gökhan Bey, baya baya tebessüm ettirdiniz... Ben yazımda 'Güzel Sanatlar' ne demek demiyorum ya da tanımının ne olduğunu anlatmıyorum. 'Güzel Sanatlar' diyeceğimize bu derece yaratıcılığın ön planda olduğu "zor ulaşılabilen bir sanat düzeyine" daha özgün bir isim veremez miyiz diyorum? Ayrıca madem sanatsal bilgileriniz ve görüşlerinizden bu denli eminsiniz yorum yazarken mailinizi belirtiniz de iletişime geçebilelim siz değerli okuyucularımızla...
Tasarımcı
Ticari bir projede yapmış olduğunuz grafik tasarım, endüstriyel ürün tasarımı, iç mimari tasarımları ve bunun gibi tasarım disiplinlerini ifşa ederken kendinizi bir sanat eseri yapmış olarak mı görüyorsunuz? Sanat ve tasarım kavramları her ne kadar birbirine yakın gözükse de aralarında kalın bir çizgi vardır. Müşteri gelir ve ihtiyacını söyler, sizde o ihtiyaca kendi tasarım disiplininizde cevap verirsiniz. Bu bir tasarımdır. Kendi disiplininizdeki cevabınız müşterinin ihtiyaçlarının dışında ve egolarınız içinde ise buna tasarım denmez. Yanlış tasarlanmış denir, saçmalıktır. Sanat eserinde olay tamamen kişiseldir ve sanatçı ifade etme konusunda özgürdür, eleştirel ve sert olabilir. İnsanların hassasiyetlerine dokunabilir, kendi seçimidir, tartışılabilinir, anlaşılamayabilinir.

Köşe Yazarları