Çini, Lale, Selçuklu, Anadolu, Osmanlı Desenleri

Dosya Kategorisi :
EPS , Ai , SVG , CDR , PNG ,
İndirilme :
450
Dosya Şifresi :
www.vektorelcizim.net



Çini, toprağın pişirilmeden önce şekil verilip kap-kacak, tabak, vazo, sürahi vb. eşya üretilmesine dayalı bir el sanatıdır. Aynı zamanda fayans, porselen tabak, seramik gibi eşyanın süslenmesinde kullanılan bir yüzü sırlı, renkli dekor ve motiflerle işlenmiş kaplama malzemesine, bu malzemeyle işlenmiş eşyaya çini, bu süsleme işine de çinicilik denir.

Türk çini sanatının tarihi ilk Müslüman Türk devletlerinden Karahanlılara kadar dayanmaktadır. Bu da çini sanatının bin yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu göstermektedire.
 

Büyük Selçuklular ve Anadolu Selçukluları çiniyi mimari süslemelerde sıkça kullanmış, Anadolu Selçuklu Devleti'nin dağılmasından sonra, çini sanatında Osmanlı Devleti'nin kuruluşuyla yeni bir dönem başlamıştır.


Türk Çini Sanatı, Anadolu uygarlığını tarihi form ve inceliklerle kültürel bir miras olarak evlerimize kadar taşımaktadır. Kütahya Çinisi, İznik Çinisi, Türk Çinisi’nin vatanı olarak kabul edilmektedir. Çini sanatı bu topraklarda asırlık bir geçmişe sahiptir.


İznik Çinisi
İlk Osmanlı dönemi İznik çinileri, Bursa Yeşil Camii ve türbesinde (1421), Bursa Muradiye Camii'nde (1426), Edirne Muradiye Camii (1433) ve Çinili Köşk’te (1472) görülebilmektedir. Bunlar genellikle mozaik veya sırlı boya teknikleri ile üretilmiş çinilerdir. Bu dönem çinilerinde lacivert, mavi, turkuaz, siyah renkleri ağırlıktadır ve daha çok geometrik desenler kullanılmıştır. Bu dönemde, mimaride kullanılan duvar çinilerine kâşi, süs ve mutfak eşyası çinilere ise evâni deniliyordu.

16. yüzyılda İznik'te üretilen çinilerde gerek kalite ve gerekse desen üretiminde büyük gelişmeler olmuş ve Türk çini sanatı en parlak dönemini yaşamıştır. Osmanlı, mozaik gibi teknikleri bırakmış sır altı boya ve sır tekniğini geliştirmiştir. Bunun yanı sıra saray nakkaşhanesinde yeni motifler geliştirilmeye ve üretilmeye başlanmıştır. Kırmızı, yeşil, mavi, lacivert, turkuaz ve kahverenginin kullanımıyla İznik çinilerinde yeni bir devir yaşanmaya başlanmıştır.


Kütahya Çinisi
Kütahya'da ilk çini örnekleri 14. yüzyılın sonlarında görülmeye başlanırken çinide asıl ilerleme İznik'in çini sanatının zirvesinde olduğu 16. yüzyılın ikinci yarısından sonra başlar. Özellikle İstanbul'un çini ihtiyacını karşılamak için Kütahya'da çini atölyeleri kurulmuş, Osmanlı'nın gerileme dönemiyle beraber İznik'te çinicilik de aynı hızda gerilemeye başlamıştır. 18. yüzyılda çinicilik sanatının İznik'te tamamen kaybolmasıyla Kütahya bu alanda faaliyet gösteren tek yer olmuştur. Osmanlı'da çiniciliğin en güzel ve son örnekleri Hafız Mehmed Emin Efendi'nin elinden çıkmıştır.

Geleneksel Türk Sanatlarının en önemlilerinden biri olan Çini, genellikle mimari eserlerin, cami, köşk. saray, çeşme, türbe vb. yapıların iç ve dış süslemelerinde kullanılmış bir seramik ürünüdür. Türk Çinisi, iki bölüme ayrılmaktadır.

Duvar Çinileri: Çini Sanatının ilk dönemlerinde “Kaşi” olarak nitelendirilirken, Batılılar tarafından “Tile-Art” olarak isimlendirilmektedir.
Evani Çinileri: Tabak, kase, vazo, sürahi, bardak, kupa vb. seramik ürünlerinden oluşmaktadır.
Kütahya Çinisi ve İznik Çinileri ‘sır altı’ çalışmalardır. İlk aşama olarak, desen tasarımı yapılacak formun bisküvileri hazırlanmaktadır. Daha sonra bisküvi formlar, ürünler, özel fırçalar ve su bazlı özel boyalarla oluşturulmaktadır. Konturu çizilen ve boyanan ürün, sır küpüne daldırılarak sırlanır ve sır küpünden çıkarılır. Çini ürünleri, odun fırınlarında fırınlanmaktadır. Sırlama yapılırken dikkat edilmesi gereken hususlar, fırın derecesinin ayarlanması, bekletilme süresi ile ürünler, fırında son hallerini almaktadır. Sır altı boyalar fırında oluşmakta ve parlaklık kazanmaktadır.

Çini Sanatı ve Porselen Desenleme (Süsleme) Sanatı günümüzde benzer sanat olarak algılanıyor olsa da, bu iki sanatı birbirinden ayıran en önemli özellik, Çini Sanatı “Sır Altı Tekniği” ile yapılmaktadır. Porselen Desenleme Sanatı ise “Sır Üstü Tekniği” ile yapılmaktadır.


Yeni Yorum Gönder


Köşe Yazarları