Vektörel Çizim | Boş Zamanı Olmayan Aylakları Bulma Kılavuzu


Boş Zamanı Olmayan Aylakları Bulma Kılavuzu


Sektör olarak bireysel boş zaman yaratmanın deve-hendek  ikileminde gerçekleştiği bir ortamdayız. Hepimiz yoğunuz, hiçbirimizin başını kaşıyacak dahi zamanı yok.

 

Peki durum gerçekte de öyle mi?

 


İster  Şirket olarak bakalım İstersek bireysel “………cı” olarak bakalım ( *.cı =” reklamcı, tasarımcı, v.b.”) herkes yoğun görünerek çok işler yaptığını, yok paralar kazandığını göstermeyi arzuluyor ama bu arzuları yansıtırlarken kriptolarını çözebileceğimiz açıklar veriyor. 

 


Bu açıklar nelerdir?

 


Bu bir reklamdır


1) Sunum Manyağı olmak. Tamam güzel bir logo yaptın, tamam posterin müthiş, evet websiten harika kodlanmış ama bunu göstermek için 10 tane mockup’a gerçekten gerek var mı? Bu tarz arkadaşlar “bull’s eye” projelerini gösterirken ki çabalamaları ne kadar artarsa, aktif aldıkları proje miktarları da o kadar azdır. Pay/payda dengesi. Çünkü sizin gibi yoğun arkadaşlarım projeyi yapar, göstermesi gereken platform’a uygun sunum görselini hazırlar başka işe geçer. Öyle oyalanmaz google’larda “free Corporation identity mock up” aratmakla.


2) Yeni çalışma alanları eklemek: Aklınızdan şuan  geçen “işte bu başlıkta saçmaladı” hislerini kıracağım, rahat olun. Bu başlığın iki tip’i var. Birincisi şirket, ajans, atölye, ofis, dükkan, büro boyutu var, diğeride bireysel tasarımcı boyutu.
Birinci  boyutu, bir ajans’a bakıyorsunuz facebookta, twitter’da, websitesindeki slider’ında, Açıkhava reklamında, eş-dost-rakip muhabetinde yeni çalışma alanını gerine gerine anlatıyor-gösteriyor. Zannettiğimizi, zannediyor ki onun bu yeni çalışma alanı ne kadar aktif olduğunu, profesyonel çalışma alanlarını genişleterek daha kurumsal olduğunu falan bize gösteriyor. Halbuki tam tersi. Örn. Ajans quadcopter ile video çektiklerini tanıtmaya başlamış, yukarıda saydığım şeyleri düşündüğümüzü zannediyor ajans başkanı fakat asıl anlaşılan biz müşteri-tasarım-teslim çemberinde başımızı kaşıyamazken bu adamların o kadar boş vakitleri var ki ve/veya asıl yapmaları gereken alanlarda yeterli kâr elde edemedikleri için farklı yerlere de bulaşmaya, salça olmaya çalışıyorlar. Siz de örnekleri türetebilir ve evinizde başı boş ajansları rahatlıkla bulabilirsiniz. 

 


İkinci boyut; tasarımcı boyutu,  bazı arkadaşlarımız normal sektörel işlerini yapmak yetmezmiş gibi o kadar yaratıcı! ve ilginç! Yan dallarda çalışmalar yapıyor ki aklımdan “yaa ne kadar yaratıcı bu çocuk, keşke onun gibi olsaydım” diyorum. Sarkazm sınırımı doldurduğuma göre açıklamaya geçiyorum.Örn; Fotoğrafçılık ve tasarımcılıkla ilgilenen arkadaşımız bu iki sektörden aradığını bulamadığı için bir televizyon platformunda fotoğraf çekimi için tur düzenlediğinden bahsediyor. Yaratıcı cidden!...

 


3) Geçmişte yaşayanlar:  Bu tarz şirket ve arkadaşları tanımak çok kolaydır. Çünkü o kadar geçmişte yaptıkları projelere gömülü kalmışlardır ki bu arkadaşlar ve şirketler konuşurlarken etrafta hafif bir bulanıklaşma, renklerin kaybolarak dünyanın siyah-beyaz’a dönmesi gibi flashback etkileri meydana gelebilir. Bu arkadaş-şirket ‘lerin analizi de şudur. Şuan yaptığı veya yapabildiği sağlam bir projesi olmadığı için bize dönüp dönüp geçmişte yaptığı sağlam projeleri anlatıp dururlar. Projeler kelebek gibidir. Doğarlar, tasarlanıphazırlanıpmüşteriyeteslimedilipödemesialındıktansonra, ölürler. FAKAT bu grupta projeler ölmezler, belkiler tasarladıkları logoyu kullanan şirket çoktan batmıştır ama hala logo ve proje hayattadır. 

 


4) Projeciciler:  Bu arkadaş veya şirketler; sürekli olarak garip! Projeler üretirler. Üretmek yerine yumurtlamak da mantıklı bir yüklem olabilirdi. Bu grupta yer alan şirket ve arkadaşlar o kadar boş zamanları vardır ki garip garip projeleri sanki tutacakmış gibi reklamını yaparlar, anlatırlar, tanıtırlar. Çok nadir olarak bu projeleri tutanlar vardır ama istatistikî veriyi bozacak kadar değildir.

 


5) Yancılar:  Bu tarz arkadaşları çözmek hem kolay hem de zordur. Çünkü “geçmişte yaşayan” grupla sıkça karıştırılırlar. Bu arkadaşlar da sürekli olarak geçmişe dönük bir başarı hikayesi vardır. Fakat nedense bu başarı hikayesinde bir ekip durumu ve bu arkadaşın da bu ekibin bir üyesi olma durumu söz konusudur. Böyle arkadaşlar konuşurlarken gözümde mark zuckerberg facebook’u arkadaşlarına ilk kez anlatırken odanın köşesinde elinde çekirdek “bu proje tutmaz aga” diyen bir çocuk gözümde canlanır. 


6) Eleştiriciler:  Bu grupta yer alanlar ömürleri boyunca sağlam bir projeyi üretemedikleri için var olan, yapılan, gerçekleştirilen her proje de bir kusur bulurlar. Senin saatlerini harcayarak kurduğun kod manyağı olduğun sitede güvenlik açığı bulmak için veya bir hata bulmak için senin harcadığın saatten daha fazlasını harcarlar. İçten içe de “be arkadaş o kadar zamanı siteyi yapmak için harcasan ya” demek gelir ama nafile. Evet bu arkadaşlar da o kadar boş zamana sahiptirler ki….. neyse anladınız işte

 


7) Dönem dönem görünür olanlar: Bu gruptaki arkadaşlar kurtadam gibidir. Dolunay zamanı ortaya çıkarlar ve içlerindeki proje-adam’ını serbest bırakırlar sonra bir kaybolurlar, bir dahaki görüşmende “noldu o iş” diye sorarsın ve her seferinde “ hangi iş, hee o iş mi, tutmadı (veya tuttu) ama şimdi daha sağlam bir proje var” cevabını duyarsın evet bu gruptakiler de boş zamanı bol olan ama doldurmak için değişik yöntemler bulan arkadaşlardır. 

 


8) Milyondolarlık proje: Bu grupta “projeciciler” le sıkça karıştırılır aralarındaki tek fark projenin getirisi ile alakalıdır. Projeciciler biraz daha düşük miktardaki getirileri, kısa zaman aralığı içinde alabilecek projeler üretirlerken, milyondolarlıkçılar ise kimsenin bulmadığı, düşünmediği veya varolan bir sistemin benzeri olan  bir projeyi üreterek 5 yılda milyon dolar kazanabilecek hale geleceğinden bahsederler. Sonrasında ne mi olur. 1 yıl sonra zabıta olmak için KPSS’ye girerler. 

 

 


Yeni Yorum Gönder


Köşe Yazarları